Showing posts with label Darbe. Show all posts
Showing posts with label Darbe. Show all posts

Thursday, December 24, 2009

AK Partili Arslan beni öldürtecekti


Savunmasının ilk gününde “AK Parti Milletvekili İhsan Arslan’ın kendisini öldürtmek istediği” yönündeki iddialarına ilişkin Arslan’ın açıklama yaptığını ve kendisini yalanladığını belirten Tuncay Özkan, "Beni öldürmeye çalışacaklarına ilişkin bilgileri Haber haline getirdim. Haberimin yalan olduğu iddiasıyla dava açtı. Ancak beraat ettim. Kamuoyu ve savcılar İhsan Arslan’ın Hizbullah örgütünün İlimciler Grubu'nun başı olduğunu bilmiyor mu? Kendilerinde insan sevgisi olduğunu söylüyor. Evet bu ülke sizin nasıl insan sevdiğinizi biliyor. Domuz bağıyla bağladığınız insanları betona nasıl gömdüğünüzü herkes biliyor. Matkap dosyasının buraya getirtilerek gerçeklerin ortaya çıkartılmasını istiyorum"dedi.
Güneydoğu’da uzun süre gazetecilik yaptığını, faaili meçhulleri araştırdığını, çatışmaların ortasında kaldığın ifade eden Tuncay Özkan, ’Ape Musa’ dediği Musa Anter’le ilgili bir anısını da anlattı.
BENİ YARGILAYACAKSANIZ KİTABIMDAN YARGILAYIN
Tuncay Özkan, savunmasının devamında şunları söyledi:"İddianameye göre ben, özü Darbe olduğu için temelde darbeciyim. TBMM’yi ortadan kaldırıyorum. Demokrasiye inanmıyorum. Böyle bir iddia insanın hayatının olağan akışına uymaz. Hizbullah kampları ile ilgili haber yaptım. Benim haberlerimin üzerine soruşturmalar açılarak düzenlemeler yapıldı. Türkiye’de bunları ilk kim yazmış? Kimden öğrendiniz? Bir insanın ömür boyu hapiste kalmasını isteyeceksiniz ama onun hayat hikayesinde neyin yer aldığına bakmayacaksınız. ’Yeni bir medya yapılanmasına ihtiyaç var’ diye kitap yazdım. Bu kitabı Abdullah Gül’e, Bülent Arınç’a, Başbakan'a ve Genelkurmay Başkanı'na verdim. Beni yargılayacaksanız bundan yargılayın. Tuncay Güney’den, Sisi’den mi yararlanacağım. Benim aklıma ne olmuş. Beni deli saçması ile bir çuvala koymayın. Bir zaman tüneline girdik. Aklımızdaki herşey silindi. Tarih ne zaman başlar, Ergenekon soruşturmasının başladığı gün tarih başlar. Benim hayat hikayemi nasıl sorgularsın. Aklın yeter mi? Gücün yeter mi? Bunları niye yazdım? Herkesin çelik çomak oynadığı yaşta bunların peşine niye düştüm? Yazılarımı okunmadan bana nasıl terörist damgasını vurursunuz? Okuyun lütfen orada hepsi yazıyor."
BİLGİYİ TURGUT BEY VERDİIrak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ile Türk Dışişleri'nin 1992’de yaptığı görüşmeye ilişkin bilgi ve belegeleri kendisine merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın verdiğini öne süren Tuncay Özkan, "Özal, Talabani gelince görüşmeyi Dışişleri'ne havale etti. Özal’ın Kürt Mektubu’nun yayınlayınca da ortalık birbirine girdi. Özal ’Kürt meselesinde özel silahlı birlikler kurulmalı' diyordu. Bu belgeyi kitabıma da koydum. Bunu bana Özal vermişti. Şimdi bütün bunlardan suçlanıyoruz. Ne yapmam lazım Orhan Baba gibi ’Batsın Bu Dünyayı'mı söyleyeceğim. Bu kadar çaba bu kadar emek...Bu iddianamede özgürlük nerede? Bilinç nerede? Bu iddianamede ikisi de yok" diye konuştu.
'Ben neden burdayım?' sorusunu takrarlayan ve muhalif olduğu için Ergenekon davasında yargılandığını iddia eden Tuncay Özkan, "MİT Müsteşarı Emre Taner ile eski MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun’un dinleyelim. Muhalif nasıl susturulmak istenir? Ölsem konuşacağım, ben bu yaftaları boynumda taşımam" dedi.
CUMHURİYET MİTİNGLERİNİ YAPTIM, YAPACAĞIMKendisinin düzenlediği Cumhuriyet mitinglerini de anlatan ve Çağlayan’daki miting alanına geldiklerinde polisin tutanak tuttuğunu belirten Tuncay Özkan,, "Polisin tuttuğu tutanağa göre ’ne şeriat, ne darbe, tam darbe isteriz, tam darbe’ demişim. Yalan, öyle bir şey söylemedim. Mitinglerde hangi suç varsa kabulüm. Cumhuriyet mitinglerinin ne kabahati varsa benimdir. Yaptım, yine yapacağım. Ahdım olsun, gene yapacağım. Sonuna kadar bağıracağım. Mitinglerde, ’Ne şeriat, ne darbe, tam demokratik Türkiye’ dedik. ’Ordu göreve’ pankartını mitinglerde biz açtırmdık. kendilerinin açtırmadığını, Bir grup genc açtı. Onlar da yargılanıyor.
Tuncay Özkan şunları söyledi:"Cumhuriyet mitinglerini’yapamazsınız, olmaz’ dediler. Türkan Saylan geldi. ’İzmir mitingine katılmıyoruz. Bir potansiyel var, mahvedeceksin’ dedi. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, İzmir mitingine katılmadı. Türkan Hanım mitinge geldi, sandalyemi kendisine verdim. Konuşmak istedi. ’Konuşamazsınız’ dedim. Çünkü konuşma listesini valiliğe ve emniyete vermiştik, suç olmasın diye Türkan Hanım’ı konuşturmadık.’ TSK’nın resmi olarak düzenlediği toplantılara davetiye ile çağrılan 4 gazeteciden biriydim. Toplantılara ben, Fikret Bila, Saygı Öztürk ve Mehmet Ali Kışlalı çağrılıyordu. Hatta iki toplantıya mazeret bildirerek katılmadım. Bunu kullanmadım. Bu benim darbeciliğim anlamına geliyorsa, sayın savcılar bulamamış ben söyleyeyim, ben Türk Silahlı Kuvvetleri’nden korkmam. Kalemimi hiç kimseye satmadım.Emniyetteki sorgumda Veli Küçük’ü tanıyıp tanımadığımı sordular. Veli Küçük’ü tanımam. Çok eleştirdim, ama şahsen tanımam, uzaktan tanırım. İddianame, ’tanıdığını beyan etti’ diyor."
'AK Partili Arslan beni öldürtecekti'

Saturday, December 19, 2009

Birol Başaran: Bizim darbeye ihtiyacımız yok


ERGENEKON davasında örgüt üyesi olduğu gerekçesi ile tutuklu yargılanan USİAD eski Genel Sekreteri Birol Başaran, CHP’nin bir gün seçimlerde AKP’yi geçeceğine inandığını belirterek, “Kadıköy, Beşiktaş, Bakırköy Türkiye’nin en iyi, en gelişmiş ilçeleri, CHP’nin bu ilçelerde aldığı oy yüzde 70. Çünkü oradaki insanlar okumuş, aydın insanlar. Bütün Türkiye aydınlandığında ben Kadıköy gibi İzmir gibi olacağını düşünüyorum. Onun için darbeye falan ihtiyacımız yok. Diyelim ki ben o gün Darbe istedim. Bununla halkı isyana teşvik etmiyorum. Darbe istiyorum. Darbe istemek iyi birşey değil. TSK herhangi bir kişinin ‘darbe istiyorum’ demesiyle darbe yapmaz. Türkiye de ‘muz cumhuriyeti’ değil. Türkiye’de terör 25 yıldır var. Ne bombalamalar yapıldı. Türkiye’de darbe mi oldu? TSK iki adam öldü diye darbe mi yapıyor? Yapmaz” dedi.
Birol Başaran, ADD tarafından 8 Şubat 2008’de düzenlenen ‘Hukuk ve Siyaset Okulu’ konulu paneline ilişkin sorulara yanıt verdi. Birol Başaran’a sorulan bazı sorular ve yanıtları ise şöyle:
Savcı Nihat Taşkın: "ADD içerisinde örgütsel faaliyetlerinize devam ettiğiniz, şubelerinin istihbarat çalışması yaparak genel merkeze göndediği iddia ediliyor"
Birol Başaran: "Bu iddia tamamen hayali. Çünkü 2005’de ADD’den ayrıldım ve bir daha hiçbir şubesinin kapısından içeri girmedim. ADD’de bir takım kişiler hakkında bilgiler toplanıyor, sonra genel merkeze gönderiliyor şeklindeki iddialar da paranoyakça yaklaşımlar. Herhangi birinini paranoyakça yazısı ADD’yi terör örgütü haline getiriyor ki ADD ile herhangi bir bağım kalmamasına rağmen bunu kesinlikle reddediyorum."
Üye hakim Hasan Hüseyin Özese: " ‘TSK’nın memurlaşması beni üzüyor’ sözü ne anlama geliyor?"
Birol Başaran: "Subayların çok iyi bir eğitimden geçtiğini düşünüyorum. Dünyanın en iyi eğitimini subaylara veriyoruz, yetiştiriyoruz. Bu kadar iyi yetiştirdiğimiz subayları iyi kullanmadığımızı düşünüyorum. Mesela bir tapu memuru Cizre’ye gittiği zaman orada yapabileceği fazla birşey yok. Ama bir albay gittiği zaman kavga eden iki aşiret liderini barıştırabiliyor. Bir askerin gittiği yerdeki mülki amire de yardım etmesi gerektiğini düşünüyorum"
Mahkeme başkanı Köksal Şengün: "500’ün üzerinde şubesi olan bir derneğin Kadıköy gibi büyük bir şubesinin sorumlususunuz. Sık sık da paneller düzenliyorsunuz. Bu panelleri kim yapar, kim düzenler?"
Birol Başaran: "Yönetim kurulu toplanır, karar verir. O paneller aylık paketler halinde düzenlenir"
Mahkeme başkanı Köksal Şengün: "Bunlar deftelerinize geçer mi?"
Birol Başaran: "Faaliyet raporlarına yazılır"
Mahkeme başkanı Köksal Şengün: "Toplanıyorsunuz elli kişi, yetmiş kişi. Katılan konuşmacıların kayıtlarını ve panellerin görüntü kayıtlarını neden tutmuyorsuzun? Kayıt tutmamanız panellere önem vermediğinizi gösterir. Orada çok fikirler çıkar, kitap yapsanız, kaset yapsanız daha çok kişiye ulaştırsanız olmaz mı. Toplanıp orada oturup konuşuyorsunuz, bunun topluma katkısı ne? Derneğin amacı ne?”
Birol Başaran: "Bu tür eleştirileri sık sık alıyorduk”
Mahkeme başkanı Köksal Şengün: "Bir kayıt olsa daha iyi değil miydi? O zaman şahsın konuşması onu bağlayacak. Davet ettiğiniz şahıs çok ağır konuşmalar yaptı, suç unsuru... O konuşmanın kaydını alsanız savunması daha kolay olmaz mı? Bak gizli kayıt yapıldığı iddia ediliyor. Madem kayıt altına almıyorsunuz bu panellerin topluma faydası ne?"
Birol Başaran: "Bu paneller 2003-2005 yıllara arasında yapılmıştı. Şu an yapsam tabiki kaydeder internete bile koyardım"
Çapraz sorgusunun ardından mahkeme başkanı Köksal Şengün’ün "Söyleyecek başka bir şeyin var mı?" diye sorması üzerine Birol Başaran da "Şener Eruygur ile ilgili bir algılama problemi olduğuna inanıyorum. Emekli olduktan sonra ADD’de darbe çalışmalarına devam ettiği şeklinde bir algılama problemi oldu. Şener Eruygur’un Cumhuriyet mitinglerinde bir sürü konuşması var. Bunlar ortada yok. Yazdığı yüzlerce yazı var. Darbeyi çağrıştıracak bir tane konuşması yok. Şener beye her zaman ‘ordu uyuyor mu?’ derlerdi. O da ‘siz orduyu karıştırmayın ordu orada kendi işini yapıyor. Siz ne yapacaksanız burada sivil toplum olarak yapın’ derdi" diye konuştu.
Birol Başaran’ın çapraz sorgusunun ardından avukatlarının savunmasına geçildi.

Birol Başaran: Bizim darbeye ihtiyacımız yok