Showing posts with label Tasarım. Show all posts
Showing posts with label Tasarım. Show all posts

Sunday, February 28, 2010

Türkiye nin Görsellik Tarihine Giriş

İSTANBUL - Akın Nalça Kitapları’nın yeni ürünü bir “ikiz kitap”. İki ilişkili ama farklı çalışma, aynı gövdeyi ayna imgesi gibi sırt sırta paylaştıkları için, bu kitap yayın dünyasının Siyam ikizlerini oluşturuyor: Uğur Tanyeli’nin yazdığı “Türkiye’nin Görsellik Tarihine Giriş” ile Ali Taptık’ın fotoğraflarından oluşan “İstanbul’u Resmetmek”...
Birincinin kuramsal olarak söylediğini, ikinci görsel belgelerle anlatıyor. Tanyeli’nin tasvir ettiği yüzlerce yıllık görsel üretim kıtlığına, Taptık yeni bir İstanbul resmederek, güncel bir zenginleşmeye işaret edip yanıt veriyor. Daha önce görselleştirilmemiş, hatta tekinsiz, korkutucu, alabildiğine yabancı ve uçsuz bucaksız bir İstanbul resmi ortaya koyuyor. Tanyeli’nin metni Türkiye’de dünün görsel üretim alışkanlıklarını anlatırken, Taptık’ın fotoğrafları görsel imkan ve taleplerin yaşadığı bugünkü açılıma dikkat çekmekte. Onlarda daha önce görmeye pek alışık olmadığımız, estetize edilmemiş, daha da önemlisi, bildik kentsel sorunlara indirgenmemiş bir başka İstanbul ya da İstanbullar var. Dolayısıyla, bu ikiz kitap, dünün görsellik üretimini minyatürden ibaret sananlara da, çağdaş görselliği güzel veya sorunlu çevre fotoğraflarından ibaret düşünenlere de farklı bir resim göstermek istiyor.
Türkiye’nin Görsellik Tarihi çok az yazılmış, üstelik, hemen daima sanat tarihi meselesi olarak ele alınmış ve orada da ender istisnalar dışında “sanatta Batılılaşma” sorunsalı çerçevesinde düşünülmüş bir konu. Bu kitaptaysa, fiziksel gerçekliğin bazı teknik araçlarla ifade edilmesi ve aktarılması meselesi olarak ele alınıyor. İlk bakışta çok geniş bir malzemeyle uğraşıldığı düşünülebilir. Tam aksine, kitap bu ülkede oldukça küçük bir görsel ürünler toplamı ortaya konduğundan söz ediyor. Kitabın ele aldığı sorunsallardan biri de zaten bu üretim azlığı. Çalışmanın hemen bütün bölümlerinde, görsel üretimin ortaya çıkma potansiyelinin bulunduğu her noktada nasıl ezildiği gösterilmek hedefleniyor. Ancak, ortaya konmaya çalışılan, böyle bir yoksunluk ve/veya kıtlığın ne denli acıklı olduğu değil, o mahrumiyete rağmen kimi kültür pratiklerinin nasıl yürütülebildiği. 16. yüzyıldan bugüne uzanan bir çerçevede öncelikle bu anlatılmaya çalışılıyor.
“Türkiye’nin Görsellik Tarihine Giriş”, resmetmeye, fotoğrafa ve her tür görsel teknolojiye değinirken, Osmanlı mimarlığının teknik arka planında yer alan, ancak ihmal edilmiş bir konuya de önemli yer veriyor. Osmanlı ölçüm teknolojisi tarihinin bilinmezlerini aydınlatmayı deniyor. Bu arada Mimar Sinan’ın yaşamını öyküleyen eski metinlerde adı geçen “havayi terazi” adlı bir arazi ölçüm aracının kullanımı da ilk kez bu kitapta (2. Bölüm’de) açıklanıyor. Böylelikle, Kırkçeşme suyolunun yapımı anlatılırken 16. yüzyıl belgelerinde varlığından söz edilen, fakat uzun zamandır ne olduğu saptanamayan bir aletin tanımlanması mümkün oluyor. Osmanlı mimarlarının meslek bilgilerinin içerik ve kökenine ilişkin olan çok dar tarihyazım birikiminin bu sayede bir ölçüde genişletildiği söylenebilir.
Kitabın tasarımını diğer Akın Nalça Kitapları’nda olduğu gibi bu kez de Bülent Erkmen üstlendi. O nedenle, bu ikiz kitap da öncekiler gibi, sadece içeriğiyle değil, tasarımıyla da söz söylemekte. Erkmen, Türkiye görsellik tarihini, biri görsellik üretimini yapan, ötekisi yapmanın toplumsal ve teknik arka planını tanımlayan iki öznenin, Taptık ve Tanyeli’nin karşıt ancak ayrı düşünülemez işleriyle kitaplaştırıyor. Görsellik üretiminin iki temel pratiğini, iki anlatım aracını, sözle resmi, tarih boyunca kavgalı o Siyam ikizlerini bir aradalığa mahkum ediyor. Veya binlerce yıllık bir mahkumiyete bir daha işaret ediyor.
Mekan ve sergileme tasarımı konusunda hizmet veren Terminal’in Kurucusu ve Genel Müdürü olan Akın Nalça’nın 2003 yılında başlattığı yayın projesi, bütün Tasarım disiplinlerine düşünsel ve kalıcı bir tartışma süreci sağlamayı hedefleyerek, her sene bir kitap yayımlamayı sürdürüyor.
Akın Nalça Kitapları’nın ilki, 2003 yılında yayımlanan, Bülent Tanju’nun kaleme aldığı “Mimarlıkta Sıfır Noktasını Aramak? Han Tümertekin’in Yapıları-Yaptıkları Üzerinden Mimarlık Okumaları” adlı yapıt olmuştu. Onu, Uğur Tanyeli’nin kaleme aldığı “İstanbul 1900-2000 – Konutu ve Modernleşmeyi Metropolden Okumak”, Faruk Ulay’ın “Sürekli Bir Yenilginin Gölgesinde – Grafik Tasarım Manifestosu”, Celal Üster’in derlediği tasarım üstüne 600’ü aşkın özdeyişten oluşan “Tasarımın Özüsözü” ve “Tereddüd ve Tekerrür – Mimarlık ve Kent Üzerine Metinler 1873-1960” takip etti.
Şimdi, 2010 Şubat’ından itibaren “Türkiye’nin Görsellik Tarihine Giriş: İstanbul’u Resmetmek” de, Akın Nalça Kitapları’nın altıncısı olarak kitapçılardaki ve kitaplıklardaki özel yerini almaya başladı.
'Türkiye’nin Görsellik Tarihine Giriş'

Saturday, December 19, 2009

Yılbaşı için bir hayalim var

Coco ve Isaballa ile yılbaşı gecesi hayal ediyorum

Eda Taşpınar

Trendikon Moda Programı Sunucusu

Bu yılbaşı gecesi ne giyeceksiniz? Giorgio Armani Marka beyaz bir smokin takım ve altına stilettolar.

Yeni yıla nerede ve kimlerle girmeyi planlıyorsunuz? Büyük ihtimalle Arjantin'de bir arkadaşımın ev partisine gideceğim. Orada hep yabancı arkadaşlarım olacak.

Yılbaşı gecesi için favori içkiniz? Her zamanki gibi yine su. Alkol kullanmıyorum.



Çıplak ayaklıyız

Yılbaşı gecesi için favori mönünüz? Klasik yılbaşı yemekleri. Hindi, fırında patates ve sebzeler... Tatlı olarak da Christmas puding.

Yılbaşı gecenizin fon müziği ne olsun isterdiniz? Lounge türü bir müzik. Gürültülü bir şey tercih etmezdim.

Hayalinizdeki yılbaşına nerede, kimlerle girmek istersiniz? Fantastik bir yılbaşı hayal ettim: Coco Chanel, Isabella Blow, Jimmy Hendrix, Andy Warhol ve Aristo ile kumsalda bir masada yılbaşı yemeği isterdim. Hava sıcak ve hepimiz çıplak ayaklıyız.

Şimdiye dek en unutulmaz yılbaşını ne zaman, nerede ve kimlerle geçirdiniz? 1999 yılında Londra'da China White'ın sahibi arkadaşım Eyhem'in Kensington'daki evinde, onun arkadaşlarıyla geçirdiğim yılbaşı harikaydı. Müzik çok iyiydi ve insanlar da çok cool'du.

Yılbaşında size ne hediye alınsın isterdiniz? Biri beni tatile götürsün isterdim. Nereye olduğu hiç fark etmez.

Yılbaşında sevdiğiniz birine ne hediye verirdiniz? Onu önemsediğimi gösterecek ve kendi elimle hazırladığım bir hediye verirdim.



Ailem ve arkadaşlarımla karların içinde olmak isterim

Özben Önal

Yüksel Dedeman Holding Yönetim Kurulu Üyesi

Bu yılbaşı gecesi ne giyeceksiniz? Christian Dior kırmızı elbise, kırmızı süet Jimmy Choo ayakkabılar ve Fendi çanta.

Bu yılbaşını nerede ve kimlerle geçirmeyi planlıyorsunuz? Sevdiğim arkadaşlarım ve ailemle evde geçireceğiz.

Yılbaşı gecesi için favori içkiniz? Tabii ki şampanya ama içinde çilek olması şartıyla.



73 model ferrarı

Yılbaşı gecesi için favori mönünüz? Hindi, pilav ve Foodie'den özel yılbaşı pastası.

Yılbaşı gecenizin fon müziği ne olsun isterdiniz? Yemekte hafif caz seviyorum. Yemek sonrası kurabiye ve kahve sırasında Bebo ve pasta sırasında da Best of Chrismas 100 CD'sinden özellikle Dean Martin'in 'Let it Snow'u... Ama bütün CD'yi de seviyorum.

Hayallinizdeki yılbaşına nerede kimlerle girmek istersiniz? Hayalimdeki yılbaşını, ailem kadar yakın arkadaşlarım ve ailemle bir kayak merkezinde, karların içinde geçirmek isterim.

Şimdiye dek en unutulmaz yılbaşını ne zaman, nerede ve kimlerle geçirdiniz? Bütün kuzenlerimin, kardeşlerimin ve ailemin bir arada olduğu yılbaşı, herhalde 18-19 sene evveldi. Çok güzel bir yılbaşıydı. Her yılbaşını hatırlarım, hepsi de benim için çok anlamlı.

Yılbaşında size ne hediye alınsın isterdiniz? 73 model Ferrari Dino araba. Şaka bir yana benim için en güzel hediye çocuklarım, ailem ve ailem diyebileceğim dostlarım. Hepsi bana ayrı ayrı birer hediye, tükenmeyen hediyeler.

Yılbaşında sevdiğiniz birine ne hediye verirdiniz? Yılbaşında en sevdiğim kişiye, yani anneme yaptığı yağlıboya resimlerden oluşan bir Sergi yapmak isterdim. Bu sefer olmasa da mutlaka yapacağım.



Sevgilimle tanımadığımız insanlarla dans etsek...

Hande Ataizi

Oyuncu

Bu yılbaşı gecesi ne giyeceksiniz? Londra'da One adlı bir vintage mağazasından aldığım krem rengi mini elbiseyi giyeceğim. Ayakkabılarım ise Top-Shop'tan aldığım dore sandaletler olacak.

Yılbaşını nerede ve kimlerle geçirmeyi planlıyorsunuz? Şimdilik planımız arkadaşlarımla evde parti yapmak.

Yılbaşı gecesi için favori içkiniz? Johnny Walker Red Label viski.

Yılbaşı gecesi için favori mönünüz? Genelde hafif yiyecekler. Küçük kanepeler, minik deniz ürünleri ve çikolatalı minik brownie'ler gibi...

Yılbaşı gecenizin fon müziği ne olsun isterdiniz? Frank Sinatra'dan 'Fly Me to the Moon'.

Hayallinizdeki yılbaşına nerede, kimlerle girmek istersiniz? Sevgilim varsa, onunla hiç tanımadığımız insanlarla beraber dans ederken...



Elmas fena olmaz

Şimdiye dek en unutulmaz yılbaşını ne zaman, nerede ve kimle geçirdiniz? Birkaç yıl önce Mısır Luxor'da, Faslı bir arkadaşımın yeni açtığı butik otelde, ilk açılış partisini biz yapmıştık.

Yılbaşında size ne hediye alınsın isterdiniz? Antika elmas bir bilezik hiç fena olmazdı.

Yılbaşında sevdiğiniz birine ne hediye verirdiniz? Sevdiğini ve almak istediğini bildiğim, görünce çığlık attıracak cinsten bir şey.



Michael Haneke ile içki içmek iyi olurdu

Derin Sarıyer

Derin Desing Tasarım ve Marka Direktörü

Bu yılbaşı gecesi ne giyeceksiniz? Beatles üyelerinin isimlerinin yazdığı tişörtümü giyebilirim. Altına da Levi's 506 ve siyah Adidas Stan Smith'ler.

Bu yılbaşını nerede ve kimlerle geçirmeyi planlıyorsunuz? Yakın arkadaşlarımızla geçireceğiz ama yer henüz netleşmedi, ben ortama uyum sağlıyorum.

Yılbaşı gecesi için favori içkiniz? Alkolde garantici olmayı tercih edebilirim. Yemekte güzel bir kırmızı Şarap, sonrasında da mojito.

Yılbaşı gecesi için favori mönünüz? Balkabağı çorbası, carpaccio, az pişmiş kırmızı et ve tiramisu.

Yılbaşı gecenizin fon müziği ne olsun isterdiniz? Yemekte 'The National', devamında içinde 'Ou Est Le Swimming Pool' grubundan 'Dance the Way I Feel'in de çalacağı, altyapısı melodik olan dans şarkıları.

Hayallinizdeki yılbaşına nerede, kimlerle girmek istersiniz? Michael Haneke ile geçirmek ve içki içip sohbet edebilmek isterdim.

Şimdiye dek en unutulmaz yılbaşını ne zaman, nerede ve kimlerle geçirdiniz? Çocukluk arkadaşımın Moda'daki evinde Saint Joseph grubumuzun buluştuğu yılbaşılarını unutamam.

Yılbaşında size ne hediye alınsın isterdiniz? Bende olmayan bir kitap beni çok heyecanlandırırdı.

Yılbaşında sevdiğiniz birine ne hediye verirdiniz? Birkaç küçük hediyenin birleşiminden oluşan bir paket sunmayı tercih ederim. (Harper's Bazaar)



MAGAZİN TURU İÇİN TIKLAYINIZ
Yılbaşı için bir hayalim var

Tuesday, December 8, 2009

15 adımda ideal çalışma odası

Eğer evinizde kendinize ait bir çalışma köşesi oluşturmak istiyorsanız, aşağıdaki önerileri göz önünde bulundurmanızda fayda var...



1- ideal bir çalışma odası huzurlu bir ortam olmalı, ergonomik mobilyalarla dekore edilmeli, dikkat dağıtıcı faktörlerden uzak, yaratıcılığı destekleyen bir yere dönüşmeli. Bilgisayarınızı koyabileceğiniz, fatura işlerinizi halledebileceğiniz, kitabınızı okuyabileceğiniz sessiz bir köşe en ideal yer olacaktır.



2- Öncelikle kendinize şu soruları sorun: Çalışma odanızı ne sıklıkla ve ne amaçla kullanacaksınız? Burası faturalarınızı ödeyeceğiniz ve ara sıra bir şeyler yazacağınız bir köşe mi yoksa ev-ofis mi olacak? Düzenlemenizi bu sorulara vereceğiniz yanıtlara göre yapın.



3- Evinizdeki alanları dikkatle gözden geçirin, ne kadar çalışma mekanı yaratabileceğinizi düşünün. Bir odayı tamamen bu işleve ayırabileceğiniz gibi, çift işlevli bir mekan yaratabilir; merdiven boşluğunda atıl kalan alanı, mutfak veya oturma odanızdaki sorunlu bölgeleri çalışma alanına çevirebilirsiniz.



4- Tabiatı içeriye taşıyın. Çalışma odanızda uzun saatler geçiriyorsanız ve yeşillere yönelen bir pencereniz varsa, masanızı burada konumlandırın. Böyle bir şansınız yoksa, duvara büyükçe bir tabiat fotoğrafı asın, odada bitkilere yer verin. Unutmayın; çalışmak stresli değil, keyifli bir aktiviteye dönüşmeli.



5- Mobilyalarınız farklı parçalar halinde mi yoksa modüler mi olacak? Önceliği çalışma alanlarının en önemli elemanı olan masaya verin. Çok dağınıklığınız varsa, bol çekmeceli bir masa kullanabilirsiniz. Ama hareket edebilen bir sandalyeye sahipseniz, size tavsiyemiz; tek tarafında çekmece olan modellere yönelmeniz ya da tekerlekli bir çekmeceyi masa çeperlerinizin dışında bir yerlerde konumlandırmanız.



6- Yerinizin kısıtlı olmasını dert etmeyin. Entegre bir masa, bol raf ve çekmece işinizi kolaylaştıracaktır.



7- Ergonomik olmayan sandalyeler size fiziksel ve ruhsal açıdan zarar verebilir. Amaç çalışmanızdan daha fazla verim alabilmek olduğuna göre, rahat ve sırtı destekleyen sandalyeler tercih edin. Evinizde zaten var olan bir masa ve sandalyeyi çalışma amaçlı kullanmamaya özen gösterin.



8- Gençler ve çocuklar için düzenlenen çalışma odalarının, optimum kullanıma ve zaman içinde yapılacak değişikliklere (ekleme veya çıkarmalar) uygun olması gerektiği düşünülünce, en pratik ve işlevsel çözüm olan modüler mobilya sistemlerine yönelmenizi öneririz.



9- Eğer bir ev-ofis planlıyorsanız, bilgisayarınız için ayırdığınız kısıtlı bir alandan çok daha fazlasına ihtiyacınız olacak. Yazıcı, tarayıcı ve faks cihazınızı yerleştirdikten sonra rahatlıkla çalışabileceğiniz bir alan kalmalı.



10- Çalışma alanınızda rahat bir oturma elemanına yer verebilirsiniz. Sevdiğiniz bazı küçük objeleri gözünüzün önünde sergileyebilir, dinlenirken bu görüntünün keyfini çıkarabilirsiniz. Okuma aktivitesi de böyle bir ortamda daha çekici bir hale gelir.



11- Eğer ev-ofisinizde birilerini ağırlayacaksanız, şık birkaç sandalyenizin ve küçük bir toplantı masanızın olmasında fayda var.



12- Çalışma köşelerinin en büyük sorunu dağınıklıktır. Masada çalışırken size gerekli eşyaların bir listesini çıkarıp, onlara daha rahat ulaşabilecek şekilde bir düzenleme yapın. Kolay açılır çekmeceli ünitelere yönelin.



13- Kırtasiye malzemeleri, dosya, kitap, defter gibi eşyaların toparlanması için dolap, klasör ve saklama kutuları kullanın. İstediğiniz şeyi kolaylıkla görebilmek adına şeffaf kutular iyi seçimdir. Oda duvarlarınızın düzensiz çıkıntılarını CD'leri yerleştirmek için değerlendirebilir, bir duvarı boylu boyunca kitap rafınız için ayırabilirsiniz.



14- Çalışma odasının aydınlatması önemli bir Tasarım unsuru. Mümkünse çalışma odanız bir ya da birkaç pencereli bir mekan olsun. Bu size bol ışık ve havalandırma kolaylığı sağlar.



15- Çalışma ışığını ayrıca ele alın. Işıklandırmanın, doğrudan bilgisayarınızın ekranı üzerine gelmemesine veya masanızda gölge oluşturmamasına dikkat edin. Masa üzerinde konumlanan çalışma aydınlatmasının esnek ve yükseklik ayarı yapılabilir olması ve ışığın Bilgisayar ekranının arkasında kalması doğru olur. Bir koltuğun arkasına yerleştireceğiniz lambaderi de, okuma ışığı olarak kullanabilirsiniz.
15 adımda ideal çalışma odası