Wednesday, December 16, 2009

Öcalan ın avukatları İmralı ya hareket etti


İMRALI'da yargılanarak ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılan bölücübaşı Abdullah Öcalan'ın savunmasını üstlenen 3 avukat haftalık görüşmelerini yapmak üzere bu sabah Bursa’nın Gemlik İlçesi’nden İmralı Adası'na hareket etti.

Kenya'da yakalandıktan sonra getirildiği İmralı Adası'nda ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Öcalan'ın avukatları Ömer Güneş, Meral Atasoy ve Muharrem Şahin, bu sabah İmralı'ya gitmek üzere İstanbul'dan özel bir otomobille Gemlik İlçe Jandarma Bölük Komutanlığı'na geldi. Öcalan'a teslim edilmesi için giyecek, kitap ve gazeteler konan poşetle girdikleri jandarmada kimlik kontrolü ve üst araması yapılan avukatlar, daha sonra plakası sökülmüş beyaz renkli servis minibüsüyle saat 09.40’da İmralı'ya gitmek üzere Gemport Limanı’na hareket ettiler.

İmralı Adası’nda yeni yaptırılan Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi’ne geçen ay ömür boyu hapis cezasına çarptırılan PKK'lı Şeyhmuz Poyraz, Cumali Karsu, Hasbi Aydemir, Bayram Kaymaz ile TİKKO’cu olan Hakkı Alkan gönderilmişti. Bölücübaşı Öcalan da 5 Milyon TL’ye inşa edilen yeni cezaevine geçen ay nakledilmişti.

Öcalan'ın avukatları İmralı'ya hareket etti

ŞENDİLLER KRİZİ


Alevi çalıştaylarının altıncı ve son oturumu, davetliler arasında bulunan Maraş katliamı sanıklarından Ökkeş Şendiller nedeniyle krize dönüştü. Çalıştay davetini Şendiller yüzünden reddeden isimlerden eski Bakan Fikri Sağlar “O orada olursa ben yokum” derken, Şendiller de toplantıya katılmayacağını açıklayan isimleri “Tabana mesaj vermeye çalışmak”la suçladı.
Oturumu yönetecek olan Yrd. Doç. Dr. Necdet Subaşı ise “Madımak’ı, Gazi’yi, Çorum’u konuşmayacağız da ne yapacağız? Kendimiz çalıp kendimiz mi oynayacağız” diyerek, Şendiller’in davet edilmesini savundu.
Alevi çalıştaylarının altıncısı, Ankara’da Muharrem ayının ilk gününe denk gelen 17 Aralık’ta yapılacak. Çalıştayda hükümeti temsilen Devlet Bakanı Faruk Çelik ile Kemal Kılıçdaroğlu, Arif Sağ, Kamer Genç, Bayram Meral, Akın Birdal, Prof. Dr. Cengiz Güleç, Ercan Karakaş, Fikri Sağlar, Derviş Günday, Haluk Özdalga, Prof. Dr. Abdurahman Küçük, Namık Kemal Zeybek, Seyfi Oktay, Mukadder Başeğmez, Haşim Haşimi, Hüseyin Tuğcu, İbrahim Yiğit ve Mehmet Moğultay ve Şendiller hazır bulunacak. Çok sayıda Alevi vatandaşın hayatını kaybettiği Maraş katliamı sanığı Şendiller’in çalıştaya çağrılması ise krize neden oldu.
Bakan Çelik’in bizzat arayarak Çalıştay’a davet ettiği bazı isimler Şendiller’in çağrılmasına tepki gösterdi. Sağ, Sağlar ve Genç, Şendiller’in olduğu toplantıya katılmayacaklarını açıkladı. Bazı Alevi örgütleri de “Yahudi toplantısına Hitler çağrılır mı?” diyerek eleştirilerini ortaya koydu.

‘Tabana mesaj veriyorlar’
Milliyet’e konuşan Şendiller ise toplantıda Maraş dışındaki konulara da değineceğini ifade ederek “Cemevleri konusunda net bir şey söyleyemem ama uzman arkadaşlarla görüşeceğim” dedi. Kürt açılımı gibi hamleleri anlamlı bulmadığını belirten Şendiller, Alevi çalıştayının bu konulardan önce başladığını anımsattı. Kendisinin gelmesi halinde çalıştaya katılmayacaklarını açıklayan Genç ve Sağlar’la aynı dönemde TBMM’de bir arada olduğunu ifade eden Şendiller, “Onların biraz tabana dönek mesaj vermeye çalıştığını düşünüyorum” dedi.
Sağlar ise “Maraş’ta Alevileri katleden bir anlayışın çalıştayda olmasına karşı olduğunu” belirterek, “Ellerinde Alevi kanı olanlar nasıl katlettiklerini mi anlatacaklar” diye sordu.
Şendiller’i kendilerinin çağırdığını anlatan Subaşı ise “Ökkeş Bey Maraş olaylarıyla ilgili kamuoyunda bilinenin aksine çok farklı yaklaşımı olduğunu iddia ediyor. Bu konuyla ilgili kitap yazmış. Bir mahkeme değiliz. Amacımız ezber bozmak” dedi. Devlet Bakanı Faruk Çelik de, Şendiller’i kendisinin değil bürokratların davet ettiğini açıklarken “O da Alevi olaylarıyla ilgili biri. Biz mahkeme değiliz. O da Alevi olaylarına karışmış” dedi. Çelik, çalıştayın ertelenmeyeceğini de ifade etti.

‘Açık bir hakaret’
Alevilik araştırma Merkezi Başkanı Ali Yıldırım ise Şendiller’in davet edilmesinin “hükümetin yaptığı bir gaf olmanın ötesinde derin bir anlam taşıdığı”nı söyledi. Yıldırım “Alevileri katilleriyle aynı masaya çağırmak açık bir hakarettir” dedi.
SOYADINI DEĞİŞTİRDİ
Şendiller, 1978’deki Maraş olaylarıyla ilgili davada sanık olarak yargılandı. Olayların başlamasına neden olan bombanın Şendiller tarafından Çiçek Sineması’na atıldığı iddia edildi. İdamla yargılanan Şendiller, 12 Eylül darbesinden 1 ay önce beraat etti. O dönemde Kenger olan soyadını Şendiller olarak değiştirdi. 1991’de MÇP’den Meclis’e giren Şendiller, bir yıl sonra Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte BBP’yi kurdu. Şendiller, 1992’de, dönemin Cumhurbaşkanı Özal’ın oğlu Efe Özal’ın köpeğine “Ökkeş” adını vermesiyle de gündeme gelmişti.
MARAŞ’IN KİTABINI YAZDI
Şendiller, Nisan 2008’de çıkardığı “Kanlı Oyun” adlı kitabında, Maraş olaylarıyla ilgili iddialarda bulunmuştu. Şendiller “O kanlı olayların müsebbibi, o zamanki Başbakan Bülent Ecevit ve ekibidir. Ecevit, olaylarda sol örgütlerin rolü olduğunu belirten İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı’yı daha Ankara’ya dönmeden istifa ettirip yerine Hasan Fehmi Güneş’i geçirmiştir. Güneş de, ben dahil yakalanan sağcıları Ankara’ya getirterek 17 gün işkence yaptırıp olayları üstlenmeye zorlamıştır” ifadesini kullanmıştı.
111 kişi ölmüştü
Maraş’ta 23 Aralık’ta cami ve belediye hoparlörlerinden yapılan “çağrılar” sonrası Alevilerin yoğun olduğu yerlere silahlı saldırılar olmuştu. İki gün süren olaylar sonucu büyük çoğunluğu Alevi 111 kişi yaşamını yitirmişti, yaklaşık 1000 kişi de yaralanmıştı.
ŞENDİLLER KRİZİ

DSP lideri DSHP kurulmadan tedbirini almış


DSP Genel Başkanı Masum Türker’in Genel Başkan seçilmesinden 2 ay sonra, Türk Patent Enstitüsü’ne DSP de dahil, 5 farklı isim ve logoya Marka tescili için başvurduğu ortaya çıktı. Türker’in başvurduğu markalar arasında DSHP de bulunuyor. Ancak başvuruda, DSHP’nin açılımı "Demokratik Sol Halkçı Parti" ve logosu da çift güvercin olarak yer alıyor.

DSP Genel Başkanı Masum Türker’in göreve başlamasının hemen ardından Türk Patent Enstitüsü’nün (TPE) kapısını çaldığı belirlendi.

ANKA’nın edindiği bilgilere göre, Türker, 17 Mayıs’ta gerçekleştirilen DSP kurultayından iki ay sonra, 3 Temmuz’da TPE’ye marka tescili için başvurdu. Türker’in başvurusunda, DSP ve logosunun yanısıra, "tedbir için" DSHP de dahil 4 farklı parti ismi ve logosu da yer alıyor.

-DSHP DOĞRU, LOGO YANLIŞ-
Yapılan marka tescili başvurusunda, geçtiğimiz ay, Rahşan Ecevit’in önderliğinde kurulan DSHP de yer alıyor. Türker, ‘DSHP’ konusunda haklı çıksa da, ismin açılımı ve logosunda yanılmış. Marka başvurusunda, ‘Demokratik Sol Halk Partisi’ olan DSHP’nin açılımı, ‘Demokratik Sol Halkçı Parti’, logosunda ise iki güvercin yer alıyor.

Yine marka başvurusu dosyasında, DSP ve DSHP’nin dışında, CDSP (Cumhuriyetçi Demokratik Sol Parti), DSCP (Demokratik Sol Cumhuriyetçi Parti) ve HDSP (Halkçı Demokratik Sol Parti) isimli farazi partiler de bulunuyor.

CDSP’nin logosu ağzında zeytin dalı bulunan güvercinden, DSCP’nin logosu iki elin arasından kanatlanan güvercinden, HDSP’nin logosu ise ağzında başak bulunan güvercinden oluşuyor.

-KUYUMCULUK EŞYALARI, DERİLER, DANTELLER...

Söz konusu markaların tescili istenen mal ve hizmetler listesi ise şöyle: "Kuyumculuk eşyaları (taklitler dahil), altınlar, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri kravat iğneleri, heykeller, biblolar, saatler, zaman ölçme cihazları.

Kağıt, karton ve bunlardan yapılmış ürünler, plastik malzemeden mamül ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve cihazlama malzemeleri. Basılı evraklar, yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, kırtasiye ve büro malzemeleri. Badana ve boya işleri fırçalar ve rulolar.

İşlenmiş ve ya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Şemsiyeler, güneşlikler, bastonlar, kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengiler.

Ev Tekstil ürünleri, i.-dış giysileri, ayak ve baş giysileri.

Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve Eğlence hizmetleri. Dergi, Gazete, kitap vb. yayınlama hizmetleri. Film, Televizyon ve Radyo programları yapım hizmetleri, Haber muhabirliği hizmetleri, foto muhabirliği, fotoğrafçılık, tercüme hizmetleri. Radyo-televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme, haber ajansı hizmetleri.

Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler. İhracat, ithalat acente hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.

Danteller, nakışlar, güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdelalar, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar. Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, iğneler, yapma çiçekler ve meyveler. Takma saç ve aksesuarları.

Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri (kreş, huzurevleri dahil). Hayvan bakım evleri hizmetleri." Öte yandan Türk Patent Enstitüsü’nden henüz söz konusu markaların tescili için bir karar çıkmış değil.
DSP lideri DSHP kurulmadan tedbirini almış

Köken sorgulamaya yoğun ilgi


Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun Osmanlı tarih belgelerinden yararlanarak hazırladığı ve 22 yıl süren çalışmalarının ürünü olan, Aşiret, Cemaat ve Oymak sorgusunun yapılabildiği "www.anadoluasiretleri.com" adlı internet sitesi, bir aydır faal olmasına karşın, 730 bin kişi tarafından ziyaret edildi.

Prof. Dr. Halaçoğlu’nun, "Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar" adlı 6 ciltlik kitabındaki verilerin yer aldığı ve 5 TL’den başlayan ücret karşılığında detaylı bilgiye ulaşılan sitenin, bir ayda 730 binden fazla kişi tarafından ziyaret edildiği, kısa süre sonra SMS yoluyla kredi alınarak köken sorgusu yapılabileceği bildirildi.

Bir konferansa katılmak için geldiği Adana’da, AA muhabirine açıklamada bulunan Prof. Dr. Halaçoğlu, Anadolu’nun geçmişine ait çarpıtıcı bilgilerin yer aldığı batı kaynaklı kitapların yayınlanması üzerine, Bilimsel bir kaynağın hazırlanması için harekete geçtiğini söyledi.

Prof. Dr. Halaçoğlu, 1986’da başladığı çalışmasını, Türk Tarih Kurumu Başkanlığı, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü gibi görevleri nedeniyle 22 yıl sonra tamamlayabildiğini belirterek, şöyle dedi: "Ancak her şeye rağmen bitmiş olmasından son derece memnunum. Çünkü bu kitaptan önce Anadolu hakkında yanlış bilgiler veren eserler vardı. Bunları görünce ciddi bir çalışma yapılması gerektiğini düşündüm ve harekete geçtim.

Anadolu’nun geçmişini ortaya koymamız lazımdı. Aynı aile içinde farklı soyadlar taşıyan kişiler vardı. Bu da toplum içinde gittikçe ayrışmayı getiriyor, bir aile bile kendi içinde parçalanıyordu. Bu da Türkiye için ciddi bir sonuç doğuruyor, bir kimlik bunalımına götürüyordu. Bunu mutlaka bilimsel açıdan ortaya koymamız gerekiyordu. Titiz ve uzun süren çalışma sonunda ana kaynağını, 1453 ile 1650 yılları arasına ait Osmanlı tahrir defterleri oluşturduğu 6 ciltlik kitap ortaya çıktı." Eserde 41 binden fazla Aşiret, Cemaat ve Oymak ismi bulunduğunu bildiren Prof. Dr. Halaçoğlu, "Anadolu’nun sosyal durumunun şekillenmesinde çok önemli olan ve konar göçer olarak tabir edilen bu yapılanma, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda ve Anadolu halkının kimliğinin teşkilinde, adeta bir mihenk taşı olarak değerlendirilebilir" diye konuştu.

-1 MİLYON 200 BİN KELİME
Diziniyle birlikte 6 cilt olan kitapta, dizin hariç mevcut kelime sayısının 1 milyon 200 bin civarında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Halaçoğlu, böyle bir eserde istenilen bilgiye ulaşmanın zor olması nedeniyle de aynı verilerin yer aldığı bir internet sitesini hayata geçirdiğini söyledi.

"www.anadoluasiretleri.com" adını verdiği sitenin yaklaşık bir ay önce faaliyete geçtiğini belirten Prof. Dr. Halaçoğlu, kısa bir süre olmasına rağmen, sitenin 730 binden fazla kişi tarafından ziyaret edildiğini bildirdi.

Sitenin Türkiye’de bir ilk olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Halaçoğlu, "Kişilerin kökenini merak etmesi çok doğal, ancak site tam olarak tanınmıyor.

Tanınmasıyla bu sayının çok daha fazla olacağını tahmin ediyorum" dedi.

-SMS İLE SORGULAMA KREDİSİ
Siteye her girenin ücretsiz olarak sitedeki arama motorundan, köyü ve mezrası ile ilgili kaydın olup olmadığını görebildiğini bildiren Prof. Dr. Halaçoğlu, kayıt olması durumunda ise bu kayda kredi kartı ile 5 TL gibi cüzi bir miktarla ulaşılabildiğini söyledi.

Türkiye için çok önemli olduğunu söylediği sitenin kendisine 60 bin TL’ye mal olduğunu ifade eden Prof. Dr. Halaçoğlu, sitede ücret karşılığı yapılan aramanın 40 bin civarında olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Halaçoğlu, yakında kredi kartı kullanmak istemeyenler için cep telefonları aracılığıyla SMS ile sorgulama kredisi alabilme imkanı da sunacaklarını belirterek, "Anadolu’daki bütün Türk, Kürt, Arap, Moğol göçebelerini kapsayan çalışmanın, tüm eksiklerine rağmen, gerek dilcilere, gerekse sosyolog ve sosyal antropologlara zengin bir kaynak olacağından şüphem yok" dedi.
Köken sorgulamaya yoğun ilgi

Kütüphaneden alınan kitap 99 yıl sonra iade edildi


ABD’nin Massachusetts eyaletinde bir kütüphaneden 99 yıl önce alınan kitap iade edildi.

Stanley Dudek adlı kişinin, annesinin eşyalarını elden geçirirken bulduğu "Facts I Ought to Know about the Government of My Country" (Ülkemin Hükümeti Hakkında Bilmem Gerekenler) adlı kitabı, New Bedford halk kütüphanesine bu hafta iade ettiği bildirildi.

1910 yılında kütüphane kitaplarının günlük gecikme bedelinin 1 cent olduğu ve kitap için 361 dolar 35 cent ceza biriktiği, ancak Dudek’ten bu cezayı ödemesinin talep edilmediği belirtildi.
Kütüphaneden alınan kitap 99 yıl sonra iade edildi

Süper cihazla süper teşhis


Araç, kan örneğine bakarak 20 dakika içinde hastalık semptomu olup olmadığını Analiz edip gösteriyor, böylece hem zaman hem de para kaybının önüne geçiyor. Karton kapaklı bir kitap büyüklüğünde olması beklenen cihaz, Nanoteknoloji yardımıyla kandaki içeriği ölçebiliyor. Kusursuz çalışan sensörün, yüzme havuzuna eklenen bir çimdik tuzu bile belirleyebileceği söyleniyor.
Süper cihazla süper teşhis

Hükümet açılımda ikinci perde için start veriyor

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın önceki gün TBMM Genel Kurulu'nda "inadına" sürdürüleceğini açıkladığı demokratik açılımın yeni rotası netleşmeye başladı. Hükümet, DTP'nin kapatılmasıyla açılımın sekteye uğrayacağı iddiasına yeni adımlarla karşılık verecek. Kültürel hakların takviyesinden koruculuk sistemine, kürtçe eğitimden güvenlikte ince ayara kadar bir Dizi adım atılacak. Erdoğan, "Bütün makamları feda etmeye hazırız" diyerek demokratik açılımdaki kararlılığını ortaya koyarken, gözler atılacak yeni adımlara çevrildi. Açılımda yeni rota şöyle belirlendi:



KÜLTÜREL AÇILIM

Demokratik ve kültürel hakları takviye planı kapsamında yasal düzenleme gerektirmeyen, genelgelerle çözülebilecek adımlar atılacak. Devletin Kürtçe kitap basması, bu dilin gelişimine yönelik projelere destek verilmesi gündeme gelecek.

Koruculuk sistemi disipline edilecek. Yaşlılar emekli edilerek korucu sayısı azaltılacak. Korucular belli bir eğitimden geçirilecek.

Sağlık hizmetleri başta olmak üzere kamuda Kürtçe bilen personel istihdam edilecek. Kürtçe Eğitim veren enstitülerle üniversitelere girilecek ve dil eğitimi yaygınlaştırılacak.

Özel Televizyon ve radyolara Kürtçe yayın izni, TRT 6'nın renklendirilmesi ve Kürtçe reklâm için RTÜK yönetmeliğinde değişiklik öncelikler arasında yer alıyor. Gençlerin "aidiyet" duyguları geliştirilecek, aile bütünlüğünü anlatan belgeseller, filmler teşvik edilecek.

Boşaltılan köylere dönüş izni verilecek ya da vatandaşların isteği doğrultusunda yeni yerleşim yerlerinde Yaşam koşulları oluşturulacak. Kırsal alanda yaşayan vatandaşların yaşam kalitesi artırılacak. Hakların gözetildiği, birey odaklı asayiş hizmeti sunumu sağlanacak. Suçun oluşmadan önlenmesi için önleyici kolluk ve istihbarat hizmetlerine önem verilecek. Doğu ve Güneydoğu'da vatandaşların tepki gösterdiği arama noktalarının sayısı azaltılacak.

Terör örgütüne lojistik destek verildiği iddiaları nedeniyle getirilen yayla yasağı son bulacak. Yerleşim birimlerine Kürtçe isimlerin verilmesi konusunda destek verilecek.

Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altındaki bireylerin sosyal hayata katılması sağlanacak. Yoksulluğu azaltmaya yönelik transferler etkin hale getirilecek. Terör ve terörizmin finansmanı ile mücadele için ilave hukuki ve kurumsal düzenlemeler yapılacak.

Hükümet, uzun vadede Anayasa'daki 'vatandaşlık' tanımı, Kürtçe siyasi propaganda yasağı tartışmaya açılacak.

Mahmur'dan dönüşler için sessiz diplomasi yürütülecek. Irak-Türkiye- ABD'den oluşan üçlü mekanizmanın 20 Aralık'ta Erbil'de toplanması bekleniyor.

Hükümet açılımda ikinci perde için start veriyor