Showing posts with label inceleme. Show all posts
Showing posts with label inceleme. Show all posts

Thursday, December 10, 2009

Sinema ve tarih buluştu


Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı'nın (TÜRSAK) bu yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Metro Group desteğinde “Avrupa Kültürleri İstanbul Buluşması” temasıyla düzenlediği 12. İstanbul Uluslararası Sinema Tarih Buluşması törenle açıldı.
FİLM GÖSTERİMLERİYLE İLGİLİ AYRINTILI BİLGİ İÇİN TIKLAYIN
Cemal Reşit Rey konser Salonu'nda, oyuncu Ceyda Düvenci'nin sunduğu tören, Yönetmen Eytan İpeker'in ünlü piyanist İdil Biret'in Müzik serüvenini konu alan ve henüz tamamlanmamış olan “İdil Biret: Piyanodaki Mucize Parmaklar” adlı belgeselinin tanıtımıyla başladı.
Etkinlikte Biret, Franz Liszt tarafından piyanoya uyarlanan Richard Wagner'in “Tannhauser” Operası Uvertürü'nü seslendirdi.
Törende konuşan TÜRSAK Başkanı Engin Yiğitgil, karanlığın karşısında bireysel aklı rehber edinmenin tarih boyunca toplumsal bir “büyük düzene başkaldırı” olarak etiketlendiğini ve bu cesareti gösterebilenlerin yalnızlıkla cezalandırıldığını söyledi.
Sivil toplum kuruluşlarının bugün yalnızlığa cesaret edenlerin kültüre kazandırdıklarının korunması ve toplumun geneliyle paylaşılması noktasında tarihte pek az örgütlülüğe nasip olmuş bir gücü elinde bulundurduklarını ifade eden Yiğitgil, şöyle konuştu:
“Kültürün cesaret, emek ve erdemle ışıldayan meyvelerinin korunması, artık herkesten önce toplumun dönüştürücü güçlerinden biri olarak kutsanan sivil toplum kuruluşlarına düşmektedir. Sivil toplum kuruluşlarının da en az, sahip çıktıkları kültürün yaratıcıları kadar bağımsız ve patronsuz olmaları gerektiği bir gerçektir.
Toplum vicdanının sorumluluğunu taşıyan örnek sivil toplum örgütlerinden biri olma onuruna sahip TÜRSAK'ın yıllık etkinlikler programında çok özel bir yere sahip olan İstanbul Uluslararası Sinema Tarih Buluşması bu yıl 12. yaşını kutluyor. Sinema-Tarih, her yıl olduğu gibi bu yıl da onur ödüllerini yalnızlıktan ve karanlıkta yürümekten korkmayan öncü sanatçı, Bilim adamı ve düşünürlere sunuyor, Film programında da aynı inançla üretilmiş eserlere yer veriyor.”

ONUR ÖDÜLLERİ

Yiğitgil'in, festivale destek veren kurum ve kuruluşlara teşekkür ettiği konuşmasının ardından bu yılki “Işık Saçan Apollon” Onur Ödülleri de sahiplerine verildi.
İlk yazısını yayınladığı 1946 yılından bu yana türlü dillerde 15 kadar kitap ve 500'den fazla Bilimsel makale sahibi olan 86 yaşındaki Bizans sanatı uzmanı Prof. Dr. Semavi Eyice'ye ödülünü, tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı verdi.
Bugün doğum günü olduğunu söyleyen Eyice, inceleme alanının Bizans ve Osmanlı sanatı olduğunu, Anadolu'da ve Osmanlı'nın yitirdiği topraklardaki eserleri incelediğini ve tanıtmaya çalıştığını belirterek, ortaokul 2. sınıfta bu işe başladığını ve büyük bir aşkla mesleğini seçip sürdürdüğünü anlattı.
Ödülün kendisini çok mutlu ettiğini ifade eden Eyice, “Bu benim için umulmayan bir şeref payesi, bir ilim adamı için de en büyük kazanç ve mutluluktur” dedi.
Törende Festival kapsamında “Perdenin Karanlık Yüzü” başlığı altında filmleri gösterilecek, “Kıskanmak”, “Kader” ve “Masumiyet” filmlerinin yönetmeni Zeki Demirkubuz'a da sinemaya katkılarından dolayı onur ödülü verildi.
TÜRSAK Yönetim Kurulu Üyesi yönetmen Fehmi Yaşar'dan ödülünü alan Demirkubuz, 15 yıl önce ilk kez CRR sahnesi'nde kendisine bir ödül sunulduğunu, ancak ödülü kabul etmediğini belirterek, “Ödüllendirilmek iyi birşeymiş. Bu bahaneyle o gün zor durumda bıraktığım insanlardan da özür dilemiş oldum” diye konuştu.
O durumun kendisini bir “öteki” yaptığını ve o günden sonra insanların ona kuşkulu baktıklarını anlatan Demirkubuz, “O kuşku sayesinde ben daha tedirgin, daha kızgın bir adam oldum ve inatla yapmaya çalıştığım bu 8 filmi çevreme hiç bakmadan, 'sinemada neler oluyor, ne yapılmalı?' gibi düşüncelere girmeden, sadece geceleri yazarak, gündüzleri çekerek yapmaya çalıştım. Bana bugüne kadar destek olan herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Türkiye ve Avrupa'nın ortak miras ekseninde yalnızca Türkiye'nin değil Dünyanın en iyi piyanistlerinden biri olarak kabul edilen İdil Biret'e de onur ödülünü Yiğitgil ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürü Abdurrahman Çelik sundu.
Ödülü alan Biret, çok eskiden beri sinemanın çok sevdiği bir sanat dalı olduğunu, tüm filmleri ve sinema yazılarını izlediğini söyledi.
Biret, “Sinemanın benim için çok özel yeri vardır. Bu yüzden TÜRSAK'ın bana bahşettiği bu ödülü almaktan ve bu geceyi sizlerle paylaşmaktan özel bir mutluluk duyuyorum” diye konuştu.
Tören, yönetmen Mira Nair'in “Amelia” adlı filminin gösterimiyle son buldu.
Sinema ve tarih buluştu

Wednesday, December 9, 2009

At sırtında Evliya Çelebi’nin izinde

Seyahatname’nin ışığında, Evliya Çelebi’nin ayak izlerinden Anadolu’yu gezme fikri Prof. Gerald Maclean’e ait. Exeter Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Maclean, 1996’da eşi Donna Landry ile Tatil için Kapadokya’ya gelmişti. Eşi, Kent Üniversitesi’nde İngiliz - Amerikan edebiyatı profesörüydü. Atla çevreyi gezerken, “Neden atla Türkiye turu yapmıyoruz” diye düşündüler. “Bu turu Amerika’da yapamazsınız” diyor Maclean. “Çünkü insanlar saldırgan, biri sizi vurabilir. İngiltere’de her yer özel arazi, giremezsiniz. Türkiye’de kırsal kesim buna müsait. Aynı dönemde Edinburg Üniversitesi’nden Osmanlı Tarihçisi Caroline Finkel ile tanıştık, o da Türkiye’yi yürüyerek gezmek istediğini söyledi. Bu iki projeyi birleştirdik.” 2007’DE İLK DENEMEGezi bir “Reenacment,” yani geçmişte yaşanan olayı tekrarlama projesi olacaktı. Maclean, geçmişte Anadolu’ya gelen Batılı seyyahlar üzerine çalışırken, onların rotasından geçmiş, çevreyi incelemişti. Yine aynı yöntemi uygulayacaktı. “İngiliz yazar yerine, neden Evliya Çelebi’nin rotasını izlemiyorum, diye düşündüm. Evliya Çelebi’nin oryantalist bakış açısından uzak olması da avantajdı. Eğer Avrupalı gezgin seçseydik, Batılı yaklaşımını tekrarlamak zorunda kalacaktık. Avrupalı seyyahlar planlı gezerken, Evliya’nın asla belirli bir rotası yoktu. Adeta rüzgarın götürdüğü yere gidiyordu. Bu yüzden akademik çalışmam açısından da önemliydi. Bu projeye hazırlanırken, Batı’da Evliya Çelebi’nin ne kadar az bilindiğini görüp şaşırdım.”Maclean, 2007’de Evliya Çelebi’nin batı rotalarından bir kısmını otomobille geçerek, geçerliliğini araştırdı. Seyahatname’de bahsedilen köylerin yerinde olup olmadığına baktı.Sonunda gezi bu yıl, 22 Eylül’de başladı. Yalova’nın Altınova ilçesi yakınlarındaki sahil köyü Hersek’ten yola çıktılar. Türkiye Jokey Kulübü sponsor olmuş, Avanos’tan yedi at getirilmişti. Ekipte Maclean ve eşinin yanı sıra Caroline Finkel, atların sahibi Akhal-teke Binicilik Merkezi’nden Ercihan Dilari, Der Spiegel muhabiri Susan Wirth, Kanadalı Teherese Tardif yer alıyordu. 42 günlük yolculuk boyunca yeni katılımlar oldu. Eski İngiltere Büyükelçisi’nin eşi Patricia Daunt, geçmişte Türkiye’de 10 yıl yaşayan Botanikçi Andrew Byfield yolculuğun bir bölümüne eşlik etti. Geziyi tamamlayanlar, planlayan üç kişiydi: Maclean, eşi ve Finkel. Yol boyunca ekibi bir kamyon izledi. At malzemelerini, çadırları taşıdı, mutfak hizmeti verdi. Sabancı Üniversitesi’nden antropolog ve sözlü tarihçi Dr. Leyla Neyzi ön araştırma sırasında ekibe yardımcı olurken, Açık Radyo’dan Mahir Başdoğan projeye destek verdi. Zeytinoğlu şirketi yol boyunca at yemi sağladı. Kütahya Porselen, Güral Porselen, Kütahya Belediyesi ve akademisyenlerin üniversiteleri projeye destek oldu. Ekip çoğunlukla çadırlarda geceledi. Bazen köy misafirhanelerinde konakladı.SANKİ İKİNCİ GEÇİŞİMİZDİ Yolculukta Evliya Çelebi’nin batı rotasını takip ettiler. Evliya, İstanbul’dan başlayarak İzmit’e gitmişti ama günümüzde bu bölgeyi atla geçecek yol yoktu. Karşı kıyıdaki Hersek’ten başlayıp, Evliya Çelebi gibi 1200 kilometrelik rotayı Kütahya’da bitirdiler. Evliya Çelebi, İnegöl-Tavşanlı- Kütahya-Afyon-Sandıklı-Banaz-Ovacık-Uşak-Gediz-Simav-Gediz-Kütahya yolunu izlemişti. Proje sırasında grup, ufak değişikliklerle, bu dolambaçlı hattı takip etti. Kasabalar arasındaki gözden uzak köylere girdi. İznik’ten Bursa, İnegöl, Domaniç, Kütahya, Afyon, Boyalı, Sinanpaşa, Banaz, Ovacık, Uşak, Mesudiye, Eski Gediz, Simav ve tekrar Kütahya’ya geçtiler. Ekibin amaçlarından biri de Osmanlı’dan günümüze kalan binicilik kültürünü ortaya çıkarmaktı. Yol boyunca rahvan at yarışları, cirit müsabakaları, pazarlarda at koşumları satan esnaf, at malzemesi yapım atölyeleri, binicilik merkezleri gibi atçılık kültürüne ait bir çok izi görüntülediler. Gerald Maclean, başından itibaren rahat bir yolculuk olduğunu söylüyor. Son bir iki gün yaşanan ani sıcaklık düşüşü dışında yol boyunca hava koşulları da onlardan yanaymış: “Uğradığımız yerlerde nasıl karşılanacağımızı bilmiyorduk. Birkaç garip bakış dışında çok iyi karşılandık. Özellikle çocuklar çok meraklıydı, bizi görmekten mutlu oldular. İkinci günden itibaren, bu yollardan daha önce geçtiğim hissine kapıldım. Sanki daha önce bu pazarlara, çarşılara uğramış, satıcılarla tanışmıştım. Sonrasında rotamız nehirlerden, tepelerden, açık araziden, vadilerden, köylerden geçti. Kamyonumuz konaklayacağımız yere bizden önce gidiyordu. Muhtar ve jandarmayla görüşüp, bilgi veriyordu. Londra’daki Türkiye Büyükelçiliği ve Kültür Bakanlığı’nca verilen belgeleri gösteriyordu.”Sadece Uşak’ın Ovacık köyünde sorun yaşadılar. İki yıl önce onlara her türlü yardımı yapma sözü veren ve projeden çok mutluluk duyan muhtar gitmiş, yerine yeni muhtar gelmişti: “Bize söz verilen misafirhanede kalamayacağımızı, köyde istenmediğimizi söylediler. Biz de çadır kurduk. Sabaha karşı 6’da muhtarın ihbarıyla Jandarma geldi. Muhtar ısrarla pasaportlarımızı almak istiyordu. Sonunda jandarma bizim zaten köye davet edildiğimizi gördü, sorun kapandı.” KAMYONLARINA EL KONULDUBir başka kötü anı Kütahya yolunda, Çavdarhisar’da yaşanmış: “Burada hava çok kötüydü, dağda kar yağmak üzereydi. Atları karda dışarda bırakamazdık. Bu gece Çavdarhisar’da bir polis kamyonumuzun belgelerini kontrol etti. Aracın eski sahibinden kalan borçlar vardı, kamyona el konuldu. Tüm eşyalarımız boşaltıldı. Atları bir ahıra koyduk. Kütahya’dan bir kamyon gelip, atları götürdü. Bu arada kamyonu satan komisyoncu bize yeni bir araç gönderdi, sorunumuz çözüldü.” Bu iki olay dışında gezi olumlu geçtiğini söylüyor Maclean: “Her gittiğimiz kasabada, köyde iyi karşılandık. Bizi gördüklerine memnun oldular. Gelecekte turistik rotaya dönüşürse, sık sık atlılar geçerse köylüler aynı misafirperverliği gösterir mi, bilmiyorum. Türk turizmi Bodrum, Antalya’ya odaklanmış. Neden Çavdarhisar’a ya da Kütahya’ya gidilmiyor? Projemizin bir amacı da yeni Turizm temalarına yönelimi teşvik etmekti.” YOLU EN AZ ÜÇ KİŞİYE SORMALI Ekip bir başka ilginç olayı, yol sorarken yaşadı: “Bazı çobanlar asfalt yolu hiç bilmiyordu. Bu yoldan, diyorlardı ama zamanla bize ayıp olmasın diye yolu bilmeden söylediklerini fark ettik.” Bu nedenle Domaniç yakınlarında kayboldular. Çünkü muhtar, çeşmeye kadar gidip sağa dönün, demişti. Karşılarına çıkan bir başka yaşlı köylü ise çeşmeden sola dönmelerini önermişti. Muhtarı dinlediler, gece yarısı kendilerini dağbaşında buldular. “Şanslıydık ki ay ışığı vardı ve sonunda jandarma, itfaiye araçlarının koruması eşliğinde gelip bizi buldu” diyor Donna Landry. Bu tecrübeden sonra, yolu en az üç kişiye sormaya karar vermişler. Gerald Maclean’in dikkatini yollardaki çöplükler çekmiş. Ayrıca birçok yeni camiye rastladıklarını anlatıyor. “Kuran kursları var, okullarda Bilgisayar yok” diyor. Çok sayıda köyün, kayıtlı görünen nüfusuna rağmen ekonomik zorluklar yüzünden aslında boşalmış olduğunu fark etmişler. Bu gezinin sonuçları önümüzdeki yıllarda yayımlanmaya başlayacak. 2011’de önce Evliya Çelebi’nin rotasını, GPS verileriyle sunan, ekibin gözlemlerini yansıtan bir kitap yayımlanacak. Ayrıca bir de küçük rehber kitap çıkarmayı düşünüyorlar. Yolculuğun Ajans 21’den Nurdan Arca yönetmenliğinde, Mehmet Çam’ın prodüktörlüğünde çekilen belgeseli de 2011’e kadar tamamlanmış olacak. (Proje hakkında www.sabanciuniv.edu/ssbf/evliyacelebi/tr/ sayfasından ayrıntılı bilgi alabilirsiniz) PROF. GERALD MACLEANTürkler hakkındaki önyargılar, Anadolu’ya gelen ilk gezginler sayesinde azaldıProf. Gerald Maclean, Exeter Üniversitesi’nde ingilizce bölümü öğretim üyesi. 15 yıldır, 16 ve 17. yy’da Osmanlı İmparatorluğu ile İngiltere arasındaki ilişkiler üzerine çalışıyor. Bu dönemden İngilizler’e ait bir çok el yazması bulmuş. Osmanlı’ya gelen ilk gezginlerin notlarında, şu ortak ifade dikkatini çekmiş: “Türklerin Korkunç, zalim ve şeytan olduğu söylenir hep, doğru olmadığını gördük, başka şeyleri keşfettik.” 16. yüzyılın sonunda, İngilizlerin önyargıları değişmeye başlamış. “Önce Osmanlı’ya gelen ilk gezginler, ardından bu topraklara hiç ayak basmamış yazarların Osmanlı’yla ilgili görüşleri üzerine iki kitap yazdım. İkinci gruptaki yazarların eserleri, eski bilgilerin tekrarı gibiydi.”Maclean, Türkiye’ye ilk kez 1974’te, Yunanistan’da yaşarken, gelmiş. O zaman Yunan dostlarının “Niye gidiyorsun ki orası Türklerle dolu, İstanbul aslında bizim şehrimiz” dediğini söylüyor. İstanbul’a geldiğinde, Türklerin Batı’da onlara atfedilen şablonlardan farklı davrandığını gözlemlemiş. Önyargıların bugün AB tartışmaları sırasında Almanya ve Fransa’da yeniden ortaya çıktığını söylüyor. Batı’daki “Korkunç Türk” imgesi, zamanla Maclean için inceleme konusuna dönüşmüş. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’yle de bu çalışma sırasında tanışmış. Yararlandığı önemli kaynaklardan biri olmuş.PROF. DONNA LANDRYKültür turizmi rotasına dönüşebilirEvliya Çelebi’nin Hersek - Kütahya rotası farklı temalarda alternatif turizm rotalarına dönüşebilir. Geçtiğimiz bazı köylerde geleneksel yöntemlerle Organik Tarım yapılıyordu. Köylüler sağlıklı yaşıyor. Ekolojik, sürdürülebilir bir Yaşam modeli bu. Yurdışında ilgi çekebilir. Kültür turizmi, atla sürüş turizmi yapılabilir. Yol boyunca Osmanlı eserleri, arkeolojik sit alanları görülebilir. Hatta slow food hareketine ilgi duyanlar, yani geleneksel yöre yemeklerini merak edenler için bile bu rotada turlar düzenlenebilir.
At sırtında Evliya Çelebi’nin izinde

Genç İletişimciler ödüllerini aldı

TÖRENDEN FOTOĞRAFLARAydın Doğan Vakfı’nın nitelikli medya çalışanı ve yöneticisi yetişmesine katkı sağlamak amacıyla iletişim fakültelerinde öğrenim gören lisans öğrencileri arasında düzenlediği 21’nci Genç İletişimciler Yarışması’nda dereceye girenler, ödüllerini Convention Center’da düzenlenen törenle aldı. Yazılı, görsel, radyo, reklam, halkla ilişkiler ve internet yayıncılığı ana dallarında düzenlenen yarışmaya 23 üniversiteden 796 öğrenci, 738 çalışmasıyla katıldı. 19 üniversitenin 132 öğrencisi 91 projeyle ödül aldı. En çok ödülü 18 projeyle Erciyes Üniversitesi aldı. BİLGİ OTORİTENİN TEMELİDİR FELSEFESİTören öncesinde genç iletişimciler, Doğan Holding Yönetim Kurulu ve Aydın Doğan Vakfı Başkanı Aydın Doğan ile sohbet ederek hatıra fotoğrafı çektirdi. Doğan ile fotoğraf çektirmek istelen öğrenciler birbirleriyle yarıştı. Bazı öğrenciler okulda çıkardıkları gazeteleri Aydın Doğan’a incelettiler. Sunuculuğunu Korhan Abay’ın üstlendiği gecede açılış konuşmasını yapan Aydın Doğan Vakfı Yürütme Kurulu Başkanı Candan Fetvacı, “ ‘Bilgi otoritenin temelindedir’ felsefesinden yola çıkan kurucumuz Aydın Doğan’ın eğitime olan güçlü inancı ve hiç eksilmeyen desteği ile Aydın Doğan Vakfı, Eğitim alanında bilgi ve referans kaynağı olan çalışmalar yapan platformlarda yer almakta ve ülkemizin dört bir yanında Okul ve yurtların yapımından, okullara dil eğitimi ve teknik donanım sağlanmasına kadar geniş bir yelpazede eğitim desteği vermektedir. Bunların arasında önemli bir paya sahip olan çalışmalardan biri de Genç İletişimciler Yarışmasıdır“ dedi. Törende ödüller, Doğan Holding Yönetim Kurulu ve Aydın Doğan Vakfı Başkanı Aydın Doğan, eşi Aydın Doğan Vakfı Başkan Vekili ve Doğan Holding Turizm Grup Başkanı Sema Işıl Doğan, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Aydın Doğan Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Doğan Yayın Holding Yönetim Kurulu Üyesi İmre Barmanbek, TGC Başkanı Orhan Erinç, Hürriyet Yayın Danışmanı ve Yazarı Doğan Hızlan, Hürriyet Yazı İşleri Müdürü ve Yazarı Tufan Türenç, Kanal D Genel Yayın Yönetmeni İrfan Şahin, Vatan Gazetesi Yönetim Kurulu Kurulu Başkanı Zafer Mutlu, Basın Konseyi Başkanı ve Hürriyet Gazetesi Başyazarı Oktay Ekşi, Radikal Gazetesi Yazarı Altan Öymen, Milliyet Gazetesi Başyazarı Güneri Cıvaoğlu, Doğan Yayın Konseyi üyesi Doğan Heper, Orhan Birgit, Dinç Üner, Doğan Yayın Holding Genel Koordinatörü Nebil İlseven, Doğan Gazetecilik reklam Grup Başkanı Viki Habif, Star TV Kurumsal İletişim Direktörü Feryal Pere, Eski Bakanlardan Cavit Kavak, Doğan Yayın Holding Yönetim Kurulu Üyesi Cem Duna, Hürriyet Gazetesi Yazarı Sedat Ergin tarafından verildi. Yarışmada ayrıca ödül alan üniversitelerin dekanlarına plaketleri Aydın Doğan tarafından verildi. Yarışmada ödül alan tüm öğrenciler ve iletişim fakültelerinin dekanları toplu hatıra fotoğrafı çektirdi. Ödüllerini havaya kaldıran öğrencilerin coşkusuna Doğan Holding Yönetim Kurulu ve Aydın Doğan Vakfı Başkanı Aydın Doğan da eşlik etti.DERECEYE GİRENLERYazılı Dal;Yarışmada, en iyi Haber dalında birincilik ödülüne, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Çağdaş Düzgün 'Kayıp Demiryolunun İzinde' adlı çalışmasıyla, araştırma inceleme dalında birincilik ödülüne, Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Dilek Altunöz 'Aynı Gök Kubbe Altında Bir Hoş Seda' adlı çalışmasıyla,Fotoğraf dalında birincilik Ödülüne, Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Cemal Arslantaş 'Kızıl Ateş Önünde Tomurcuk Alın Teri' adlı çalışmasıyla,Magazin Haberciliği dalında birincilik ödülüne, Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden İsmail Şahan '10 Kuruşla Avrupa Turu' adlı çalışmasıyla,Spor haberi dalında birincilik ödülüne, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Aypedri Muratova, Azamat Abdraev 'Kök Börü Oyunu Uluslararası Alanda Kırgızistan’ın Markası Olabilir mi' adlı çalışmalarıyla, Gazete Mizanpajı dalında birinciliği, Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Volkan Yıldız, Semih Göktürk, Yunus Aslan, Gazete Kampus yer alan çalışmalarıyla,Dergi Mizanpajı dalında birinciliği, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Bölümü öğrencilerinden Efe Kaptanoğlu De Dergisi, alan çalışmasıyla,Görsel Dal;Televizyon Haberi dalında birincilik ödülüne, Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Cemile Nur Korkmaz ve Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencilerinden Güven Çelik, Deniz Yıldız 'Küçük Okul Büyük Umut' adlı çalışmalarıyla,Belgesel dalında birincilik ödülüne, Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencilerinden Alican Nasirov, Almaz Supatev 'Kışla' adlı çalışmalarıyla,Kısa Film dalında birincilik Ödülüne, Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencilerinden Mehmet Güven, Şükrü Sürer 'Ateş Böcekleri' adlı çalışmalarıyla,Televizyon Jeneriği dalında birincilik ödülüne, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencilerinden Yevgenıy Abdullaev 'Gloss' adlı çalışmasıyla,2 Dakikalık Kısa Film dalında birincilik ödülüne, Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencilerinden Hakan Kepenek 'Kaydet' adlı çalışmasıyla,İşitsel-Radyo;Haber Programı dalında birincilik ödülüne, Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Gulıra Kalıkova, Kubat Kasımbekov 'Miras' adlı çalışmalarıyla,Müzik Programı dalında birincilik ödülüne, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden Salih Kafadar 'Konsept' adlı çalışmasıyla,Şov programı dalında birincilik ödülüne, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencilerinden Mert Alat Dilekçioğlu 'Gel de Evlenme' adlı çalışmasıyla,Reklam;Reklam Filmi Senaryosu dalında birincilik ödülüne, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü öğrencilerinden Buket Gözen 'Işık Hızında Doğru Haber' adlı çalışmasıyla,Basın reklamı dalında birincilik ödülüne, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü öğrencilerinden Melik Atalay 'Durex- Geciktirici Etkili' adlı çalışmasıyla,Radyo Reklam Metni dalında birincilik ödülüne, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü öğrencilerinden Fetih Dorum Akcen 'AFM' adlı çalışmasıyla,İnternet Reklamı dalında birincilik ödülüne, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü öğrencilerinden Kürşat Fahri Divarcı 'Kullanıcı Hatası' adlı çalışmasıyla,Açıkhava Reklamı dalında birincilik ödülüne, İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya ve İletişim Sistemleri Bölümü öğrencilerinden H. Talha Baltaoğlu, Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Çoşan Göksel 'CNN-Türk Canlı Yayın' adlı çalışmalarıyla,Reklam Kampanyası büyük ödülü dalında birincilik ödülüne, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü öğrencilerinden Nihan Uslucan, Özge Duru, Elif Kır 'Ehl-i Keyif' adlı çalışmalarıyla,Halkla İlişkiler;Kurumsal İletişim Projesi dalında, birincilik ödülüne Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencilerinden Çiğdem Arslan 'Krizde İnadına Birlikteyiz' adlı çalışmasıyla,Ürün Hizmet Tanıtım Projesiö dalında birincilik ödülüne, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü öğrencilerinden Gülce Bir, Başak Gezgin ve Reklam Bölümü öğrencilerinden Emre Samioğlu, Osman Nadir Aydın 'Kadının En Tatlı Sırrı' adlı çalışmalarıyla,İnternet Yayıncılığı;İnternet Yayını dalında birincilik ödülüne, Erciyes Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Mustafa Temel, Burak Somuncu www.haberciyes.com adlı çalışmasıyla,Kişisel Site dalında birincilik ödülüne, Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Kenan Kaya www.yeditepenews.com adlı çalışmasıyla değer görüldü.ÖDÜLLERBirincilik ödülleri: Aydın Doğan Vakfı Ödül Heykelciği, 600 TL’lik para ödülü, Reklam Kampanyası Büyük Ödülü 750 TL'lik para ödülü, Petrol Ofisi kalem, İkincilik ödülleri: Aydın Doğan Vakfı Ödül Heykelciği, Ray Sigorta'dan Ferdi Kaza Sigortası, 2 adet kitap (Cumhuriyet ve Sinekli Bakkal), Üçüncülük ödülleri: Aydın Doğan Vakfı Ödül Heykelciği, 2 adet kitap (Cumhuriyet ve Sinekli Bakkal),Ayrıca ödül kazanan öğrencilere Temmuz-Eylül ayları arasında Doğan Medya Grubu'na bağlı gazete, dergi, televizyon ve radyolarda bir ay ile üç ay arasındaki mesleki bilgi ve görgü arttırma amaçlı hazırlanan programlardan yararlanma fırsatı verildi.
Genç İletişimciler ödüllerini aldı